Hadi bugünde lanetler savur kendinden hariç ne varsa. Adalete, insanlara, dünyaya, kadere... İyi bir şeyler yapmaktan kastın bu mu artık? Dile pelesenk olmuş kuru gürültü üretip bir sorunu çözememek mi? Tüm kanunları uygulasak, tüm dünyaya güvenlik kameraları taksak, yunan filozoflarının ve roma hukukunun getirdiği düşüncelerle; bir adım öteye gidemeyiz, gidemedik, gidemiyorlar da. Ee napalım? Tüm erkekleri hapishanelere tıkıp sadece kadınlar yaşasa şu dünyada; zihniyet değişmedikten sonra kadın kadının boğazını kesip, yakar. İslamı çağdışı gören insanlık, imanı basit bir dil kıpırdatması gören müslümanlık. Kadını mücevherlerle öldürür. Hemde İsviçre'nin dağlarında, haberimiz bile olmaz. Bizim kavgamız ne hökümetle ne de yan gomşuyla. Gendimizden başka düşmanımız yok. Valla bak! Mevlâna dünyayı değil kendini değiştirdi, sonra dünyayı değiştirdi. Yunus canlarını kaybetti ama sadece odun taşıyarak yüzlerce yıla hükmetti. Demek marifet ne kanunda ne de teknolojide, ey insan! "Mu...
Kâinattan hâlıkını soran bir seyyahın müşahedatıdır. (Şualar 104.sh)