Hakka talip olan kimsenin evvelen şunu bilmesi gerekir ki insanın bilgisi, gerek mevcuda (var olana) gerek madûma (mevcut olmayana) müteallik olsun mutlak anlamda yetersizdir. O tarafa akıl ermez. B ir şey maddeden mutlak bağımsız olursa bu tür hususlara metafizik denir. Metafiziğin alt konuları çoktur, bunlardansa filozoflar ve dahi kelamcılar bahsederler. Mevcut (bir varlık), zihinde maddeden bağımsız ama hariçte maddeye muhtaç olursa ona dair ilimlere ise riyazi ilimler denir. Bu da dört ana daldan oluşur: aritmetik, astronomi, geometri ve musiki. Bunlardan da her birinin birçok alt dalı vardır. Mevcut hem hariçte ve hem de zihinde mutlak maddeye muhtaç olursa bu tür ilimlere de fizik ilmi denir ki bu ilmin de alt dalları çoktur. Bu ilimlerin hepsi, nazari ilimlerin kapsamına girer. Bununla birlikte, insanın amel ve ahlâkına dair olan kısmına "ameli ilimler" denir. Bu ilimler de düşünce ve istidlâl yoluyla elde edilir. Düşünceyi hatadan korumak için istidlâl ve n...
Önsöz “Bana bir dayanak noktası verin, dünyayı yerinden oynatayım.” “İnsan, dikkatini çözmesi gereken sorun üzerine odakladığında, sonunda doğru yolu bulur.” Yada o doğru yol ilhamen zihnine bahşedilir ki sebepleri yerine getiren bir zihnin şahit olduğumuz üzere Yaratıcı tarafından ödülü bu olur genellikle. İnsanın dayanak noktası, dikkati olmalı; çalıştığı işten üst düzey verim alması için odaklanabilmeli. Her yanlış bir kaybediş değil bir değişim çağrısıdır. Kazanılmaya aday isimsiz bir başarıdır. “Çabalarını gereksiz şekilde fazla alana dağıttığı için hayatını boşa harcadığından emin olmuştu ve hiçbir umut ışığı yanılmış olmanın acı pişmanlığını hafifletemediğinden telafisi olmayanı yapmış olma duygusunun (neredeyse altmış yaşındaydı) onun için cehennem olduğunu ekledi.” “Tüm öğretmenler ‘çok okumalısınız’ diye tekrarlayıp durur, oysa az ve sadece önemli sayfalar okunmalı.” Okuma şehvetine aldanmış bir nefsin kontrol edemediği okuma güdüsü tam olarak insanı ele g...